Afrika boynuzunda yaşanan kuraklıkdan dolayı insanlık kendi çapında seferber oldu.Neresiydi bu Afrika boynuzu diye soranlar varsa eğer kısaca diyebiliriz ki Etiyopya, Somali, Eritre ve Cibuti'yi içine alan Afrika'nın doğu bölümünün Arap Yarımadası'nı çevreleyen bölgesine verilen addır ...
Hem Kızıldeniz'e kıyısı olan hemde Hint okyanusuyla beslenen bu bölge yağmur ormanlarının olduğu nil nehrinin doğduğu bölgedir.Nil nehri tüm ihtişamı ile delice akmaya başlar Etiyopya'nın yüksek bölgelerinden doğup , Sudan dan gelen diğer kolla birleşip kusey Afrika'yı besleyerek Akdenize dökülen dünyanın en uzun nehrinin olduğu bu bölgenin böylesi bir kuraklık yaşıyor olması kuraklığın etkisiyle de açlığın doruklarda olması haritayı gözümüze sokuyor adeta.Nil nehri düzensiz bir rejime sahip olabilir fakat Nil nehrinin doğduğu bölgelerde dahil olmak üzere Sahra çölüne kadar yağmur alan bölgelerden geçiyor olması sürekli beslenmesi ve bu bölgeyi beslemesi gözden kaçırılmaması gereken bir noktadır...
Afrika dünya'nın en fakir kıtasıdır.Unutulmaması gereken başka bir nokta ise Afrika değerli taşlar açısından da dünyanın en zangin kıtasıdır.Ne zaman ki coğrafi keşifler başladı Afrika kıtasında ki Ümit Burnu 'nu B.Diaz ne zaman ki keşfetti bir kaza sonucu ve devamında Vasco De Gama bu burun sayesinde Hindistan'a ulaştı işte o saatten sonra Avrupa'da işler değişti. Afrika'nın bakir toprakları ve bu topraklarda yaşayan kara derili insanlar gün yüzüne çıktı. O dönemde Portekiz , İspanya , Fransa , İtalya ve sonrasında kolonizasyon sayesind e gelişen İngiltere bu topraklardan beslenmeye başladı.Klasisizm de etkisiyle kilisenin idaresinden kurtulan ülkeler birer birer geçimlerini sağlamak için sömürge arayışları içerisine girmişlerdi.Afrika'yı her keşfeden gelirine gelir ekledi.Açlıktan kırılan , halkı fakirlikten dökülen Avrupa birden ayağa kalktı .Avrupa ülkeleri kalkınmaya başladı , kalkındıkça da bilim gelişti.Rönesansdan sonra yaşanan değişimlerin ardından Afrikadan da gelen gelir sayesinde onlar kalkınmayacakdı da biz mi kalkınacaktık ? Dünya gerçeğini göz önüne alırsak eğer hem birinci dünya savaşına hemde ikinci dünya savaşına girmiş olan bu ülkelerin dünya ekonomisinde hala zirveye oynuyor olması aşikardır. Bu gelirin nereden geldiğini düşünmeden geçemiyorum.Afrika boynuzunda yer alan ülkeler 1960 yıllardan sonra bağımsızlıklarını kazanmış ülkeler.Bağımsızlık öncesi Fransız sömürgesiydiler Fransa onları sömürürken onlar açlığa ve kıtlığa mahkum oldular.Fransa ülke gelirini arttırırken lütfedip de bir baraj yapsaymış o bölgeye .Bu kadar mı aç gözlüydü ki hala aç gözlü ! O bölgelerdeki çoğu işletim Franszılara aittir.Nasıl bir insani yardım bekliyorlar acaba ? Yılarca insanları köle olarak kullandılar tenlerinin renginden ötürü , tümünü elmas madenlerinde karın tokluğuna çalıştırdılar üstüne bağımsızlıklarını tanıyor gibi yapıp ülkeler arası soğuk savaş icat ettiler ve hatta UNİCEF başlığı altında Afrika 'daki silah tacirlerine silah taşıdılar yardım kolileriyle sonrada insani yardım diyorlar.Önce o bölgeye silah satmayı bırakacaklar.Karnını doyuramayan insanların hepsinde bu ülkelere ait silahlar var... Bu ne yaman çelişkidir anlayamıyorum.Aklım dimağım duruyor düşündükçe...
Yazık ki masum insanlar içler acısı bir şekilde ölüyor ve ölmeye de devam edecek ...Televizyonlarda bunu haber olarak kullanacak , gündem hep sıcak kalacak ama gerçek anlamda çözüm bulunmayacak...
Bunalr bir yana Afrika boynuzunu bir kenarı bırakacak olursak benim ülkemde de açlık var.İşsizlikten her gün onalrca kişi intiharın eşiğine geliyor .Sokaklar çöp toplayan insanlarla dolu .Çocuklar kaçırılıyor benim ülkemde dilendirilmek için , araba camlarını silerken nasırlaşıyor kalem tutması gereken eller .Mendil satarken derilri sertleşiyor , soğuğa meydan okuyor . Yetimhanelerde dayaktan korkup kaçıyor çocuklar , banklarda yatıyor masumlar ve biz bunlara bu kadar yakınken bile yardım elimizi uzatmıyoruz.Hatta onları görünce görünce kaçacak delik arıyoruz , aman arabanın camını silmesin duaya başlıyoruz .Yönümüzü yolumuzu değiştiriyoruz , şevkat bekleyen ellere beş kardeş gösteriyoruz...
Bunları yaşayan ülkem birden çağrıya başladı , herkes merhamet abidesi oldu .Alt katta kırk derece ateşle yatan komşusuna bir tabak çorba vermeye aciz olan insanlar hesap numaralarıne beş lira yatırıyorlar .Mahallede ki yaşlı teyzenin amcanın , öksüzün , yetimin hattrını sormadan insani yardım örgütlerine sms ler atılıyor...Acaba bu yardımlar gerçekten yerlerine ulaşacak mı ? Tüm dünyanın gönderdiği para yardımları yerine ulaşacak mı ? Bu yardımlarla bir arpa boyu yol katedilecek mi ? Hiç sanmıyorum , eminim ki yardımlar yine bir şekilde sadece kötülerin eline geçecek , göstermelik belli kamplardaki insanların durumu düzelecek ve soğuk savaşla birlikte korsanlar o bölgede terör estirmeye devam edecek.İşte bu dünyanın ve Afrika'nın gerçeği...
Diğer gerçek ise kendi söküğünü dikmeden yardıma koşan gösteriş meraklısı halkım...Diyebileceğim tek şey çok gülünç oldukları ...
Lütfen yardımlarınızı iletirken düşünün , tarımlarına nasıl destek olabiliriz , endüstiriyel tarımı bu bölgeye nasıl kazandırılabiliriz diye....
Bugüne kadar bu bölgeleri sömürmüş şimdi insani yardım diye dünyayı ayağa kaldırmaya çalışan ülkeler fabrikalrınızı bu bölgeye taşıyın.Alın size ucuz iş gücü.Çin'e kadar gitmenize gerek yok. Burası da elinizin altında ve muhtaç ve oldukça düşük gelire çalışacak durumdalar...
Lütfen artık bu çocuğun ülkesini rahat bırakın , giden yardımlardan kirli ellerinizi çekin ... Müslüman oldukları için onları açlığa mahkum etmeyin.Hepimizin cenneti aynı .Allah bir ve gideceğimiz cennet tek.Onlar cennetimizi süsleyen birer çiçek ve bu çiçekleri kimsenin koparmaya hakkı yok.